“İlk cinayetini doğduğunda işledi Sevilay… »
Nilgün için çocuk sahibi olmak, başlangıçta yalnızca kalbinin derinliklerinde taşıdığı kırılgan bir dilekti; fakat zaman geçtikçe bu dilek ağırlaştı, biçim değiştirdi ve sonunda onun kaderinin merkezine yerleşen kaçınılmaz bir yazgıya dönüştü. Uzak ihtimallerin en zayıf titreşimlerine bile kulak verdi, olmayacak kapıları çaldı, kendisine vaat edilen her kü- çük mucizeye inandı. Bu arayış, fark etmeden, onu yavaş yavaş kendi hayatının sonuna sürükledi; bedenini, ruhunu ve zamanını tek bir ihtimalin etrafında eriten bu bekleyiş, Nilgün’ü yaşayan bir insandan, kendi arzusu etrafında dönüp duran bir gölgeye dönüştürdü. Sonunda beklediği haber geldiğinde, bunun geri alınamayacak bir sürecin başlangıcı da olduğunu henüz bilmiyordu.
Nilgün’ün ısrarı, İbrahim’in çaresizlikle bezeli umursamazlığı, çevre- sindekilerin görmezden gelmeyi seçtiği hakikatler ve kimsenin zamanında atmaya cesaret edemediği o küçük ama belirleyici adımlar, fark edil- meden birbirine eklenerek geri dönüşü olmayan bir zincir kurdu. Bu zincirin ağırlığı, daha doğduğu gün annesini kaybeden Sevilay’ın hayatına sinmiş bir eksiklik olarak varlığını sürdürdü. Meltem, İbrahim, Funda ve Tarık... Her biri, başkalarına ait bir karara uymanın, cesaretsizliklerinin ve tevekküllerinin acı sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalacaklardı...
Kör Kuyu, insanın kendi mutluluğunu ve yazgısını tek bir ihtimalin sı- nırları içine hapsettiğinde, bu seçimin zamanla nasıl görünmez bir ağırlığa dönüşerek bütün hayatını sessizce kuşattığını anlatan derin ve sarsıcı bir roman.
Kitabın Özellikleri
| Basım Dili | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | 168 |
| Kapak Türü | Ciltsiz |
| Kağıt Türü | 2.Hamur |
| Basım Tarihi | Mart 2026 |
| Basım Yeri | İstanbul |
| En / Boy | 12,50 / 19,00 cm. |
| Baskı Sayısı | 2. Baskı |