“Sanki bir sardunya kırığıydım ben; kırıla kırıla çoğalacaktım başka saksılarda da hiçbir zaman yerimi beğenmeyecektim, kuruyup gidiverecektim oralarda buralarda.”
Benim Yüzümden klinik psikolog ve yazar Tuğçe Isıyel’in ilk novellası. Bir ayrılık hikâyesinin aralanan perdesinden bizi çok gerilere götüren bir yapıt. Yazar, duyula duyula iç sese dönüşen dış seslere veriyor kulağını.
Ana karakter üzerinden yaranın ne kadar derinde olduğuna bakarken buna okuru da şahit ediyor.
Deneme yazılarıyla tanınmış, Vedat Günyol Jüri Özel Ödülü (2023) sahibi psikoterapist Isıyel’in yıllara dayanan gözlemlerinden süzülmüş bir “duyguların izini sürme egzersizi”.
İnsan denilen, dört tarafı geçmişle çevrili etten bir zaman parçası. Hiç bilemezsiniz başkasının geçmiş zaman yazgısının size sıçrayıp sıçramayacağını.
Hiç bilemezsiniz bazı şeylerin hiçbir zaman kaybolmayacağını. Hiç bilemezsiniz göz renginizin, burun şeklinizin çocuğunuza geçerken sizin yaşadığınız acıların, suçlulukların da geçip geçmeyeceğini… Hiç
bilemezsiniz söylenen bir cümlenin nesilden nesile aktarılan bir mantraya dönüşeceğini: Benim yüzümden oldu.
|